Merhabalar,
Yazdıklarım çok fazla okunmuyor olsada aynı düşüncelere sahip olduğumuz yandaşlardan alınan geri dönüşler yeniden yazma isteklerimi dürtüyor. Metrobüs ile seyahat ederlen tamda Boğaziçi köprüsünün üzerinde aklıma takılmış ve ineceğim durağa kadar kafamı kurcalayıp bugünlerde yerli yerine oturmuş olan şahsi tespitlerimi yazmak için başladığım yazıyı umuyorumki bir dizi haline getirerek tamamlayabilirim.
Günümüz olanaklarında herhangi bir şarkı veya ses kaydını neden radyo dan dinleme ihtiyacı duyarız veya neden radyodan dinlerken aldığımız hazzı herhangi bir başka yol veya yöntem ile alamayız diye bir düşünceye kapıldım ve üzerine biraz düşündüm. İşte çıkardığım sonuçlar;
Bir şarkıyı radyodan dinlemek ile aşk bana göre üst üste koyulduğunda çok az farklılığa sahip yani en sevdiğiniz şarkıyı hayal edin ve indirip mp3 player ınızda onu her an elinizin altında istediğiniz an dinleyebileceğinizi bir düşünün eğer böyle olsaydı o şarkıdan çok kısa sürede sıkılmazmıydınız ? ama birde tersini düşünün radyonun günlük yayın akışında o şarkının çalmasını heyecanla bekleyip çalmaya başladığı anda aldığınız hazzı, hissettiğiniz duyguyu bir aklınıza getirin işte aşk bana göre bu durumla birebir örtüşmektedir. Aşk büyük kılan durum tam olarak buna benzer sebepler değil midir ? Eğer hiçbir karşılık görmeden sadece kendi başınıza onun ne yaptığını nerelerde vakit geçirdiğini bilmeden severseniz bu umutsuz bir sevgi şekline döner ve bana göre bunun adı aşk asla olamaz. Birde tam tersini düşünelim evlilik durumu ; her akşam aynı evdesin , her pazar sabah kahvaltısını birlikte yapıyorsun v.b bla bla bla işte bu tam olarak şarkıyı player dan dinlemek oluyor tamda burada ” Evlilik aşkı öldürür” cümlesinin anlamını günışığına çıkarmış oluyoruz. Ayrıca şu ek bilgiyi vermektede fayda görüyorum. Bence evlilik her ilişkinin mutlu son evresidir. Yalnız bu evreye hazırlanırken çok kuvvetli alışkanlıklar edinmek gerekir. Yani Şarkıyı radyodan dinleyerek geçirilen bir evlilik öncesi dönem
Mutluluklar Dilerim..
İsmail TORLAK



